Soru:Ökkeş deniz: sitenizde gezinti yaparken imam-ı ali nin kısaca hayatı anlatılan bölümde kenz'ül ummal c:1 s:625 kaynak gösterilerek ali insanların en üstünüdür bunu kabul etmeyen kafirdir.bu nasıl bir mantık bu nasıl bir muhammedi tebliğ ve bu nasıl tevhid ile vahdaniyyet ile teslimiyyet ile bağdaştırabiliriz ( birbuçuk milyar alem-i islamın yüzde doksanından fazlasını cehenneme doldur iranlılarıda cennete olacak şey degil )allahın selamı ve rahmeti ehli beytin hakiki dostlarının üzerine olsun ( zaten öyledir ) Cevap:Musa: Selamun Aleykum! Ökkeş isimli arkadaşın öfke dolu yazısı beni bağışlasın, hem aceleciliğinden, hem de bilgisizliğinden kaynaklanmış olsa gerek. Zira yazdığı hadis, evvela "SÜNNİ KAYNAKLI" bir hadistir. Ve onun verdiği kaynağın dışında daha bir çok Sünni kaynakta da nakledilmiştir: İşte onlardan bir kaçı daha: Tehzib-üt Tehzip (İbn-i Hacer askalani), C.9, S.419, Mecme-üz Zevaid (Heysemi), C.9, S.116 ve 158, el-Evsat (Taberani), Tarih-i Bağdat (Hatip Bağdadi), C.7, S.421, C.3, S.19, C.4, S.391, Künüz-ül Hakaik, S.92, er-Riyadun Nadire, C.2, S.220, Zehair-ül Ukba (Muhibbuddin Taberi), S.92, el-İsabe (İbn-i Hacer), C.1, S.217. Eğer gerçekten bir yanlış varsa, veya bir itham sözkonusuysa (sizin zannınıza göre), bunu bizzat Sünni kaynakları ve Sünni alimleri yapmıştır; başkalarını suçlayacağınıza, gidin onları suçlayın. Biz onların yalancısıyız(!!!) Saniyen bu hadisteki küfürden maksat, sizin anladığınız itikadî küfür değil, ameli küfürdür. Yani bunu inaden kabul etmeyen kimse, bir büyük hakikati gizlemiş (küfr maddesinin lügattaki manası da budur zaten) sayılır ve veballidir. Ama itikadi kafir sayılmaz tabi. Bu tür ameli küfürlere başka bir örnek isterseniz, mesela yine her iki tarafın kaynaklarında nakledilen şu hadisi gösterebiliriz: Şöyle nakledilmiştir Allah Resulü'nden: "Bilerek namazı terk eden, kafirdir." İşte buradaki küfürden maksat da itikadî küfür değil, amelî küfürdür. Yoksa Allah'a ve diğer itikadî konulara inanan bir kimsenin, namaz kılmadığında itikaden kafir olduğunu kimse söylememiştir. Ama çok büyük bir günahkar ve fâsıktır. Kaldı ki sizin bahsettiğiniz bilmem kaç milyar insan hakkında hele, böyle bir şey asla düşünülemez. Zira onlar gözlerini açıp hep kendilerine sunulan aynı şeyleri duymuş okumuşlar. Sizin gibilerin böyle şeylerden heberi olmadığına göre onların bunlardan ne haberi olacaktır? Elbette bu tür faziletlerde daima Allah'ın Resulü (s.a.a) istisnadır. Zira Hz. Ali'yi eğiten zaten odur. "Üstad-ı Murtaza'dır O." Onlar bir nurdan yaratılmışlardır Ve Kur'an'ın açık ifadesiyle, O Resul'ün nefsi konumundadır. ("Mübâhele ayeti" diye meşhur olan Âl-i İmrân, 61. ayetin tefsirine bakılabilir.) Allah'ı selamı bütün Allah, Resul ve Ehl-i Beyti'nin gerçek dostlarına olsun. Allah cümlemizin gözlerini doğrulara açsın ve bilgisizce söylenen söz veya davranışlardan korusun. Amin! |